Işık, Gölgemiz, Biz

Kurşunlu Han, 21.04.2022

Kurulduğu günden bugüne, doğru aydınlatma konusundaki bilinci, temsil ettiği markaların felsefesi, bilgi birikimi ve özel ürünleri ile birleştiren TEPTA, 30. Yıl etkinlikleri kapsamında Kurşunlu Han’da 40 kişilik bir mimar grubunu ağırladı.

TEPTA Aydınlatma, ilkini SAHA Stüdyo’da yüz yüze gerçekleştirdiği 30. yıl buluşmalarının ikincisini, Kurşunlu Han’da ve ArtHan Gallery‘de özel olarak tasarlanmış bir deneyim etkinliği ile devam ettirdi.

Konuklar, “İnsanın Işığı” teması ile hazırlanan bu özel akşamda Han’da çalışmalarını sürdüren 12 atölyeyi ziyaret etti ve burada çalışmalarını sürdüren, sanatçı, girişimci ve zanaatkarlarla tanıştı. Daha sonra ArtHan Gallery’nin üst katında hazırlanan söyleşi mekanında, yazar ve akademisyen Serhan Ada tarafından bu mekana ve etkinliğe özel olarak hazırlanan söyleşi dinlendi. Konuklar gecenin ilerleyen saatlerine dek mekanın ruhunu hissettiler ve bu buluşmanın keyfini çıkardılar.

Mimar Sinan tarafından şehre ticaret için gelenlerin konakladığı kervansaray olarak dönüştürülen, günümüzde bugün pek çok farklı ürünün ticaretini yapan esnafın yanında, bir dizi yaratıcı isme ve bir sanat galerisine ev sahipliği yapmakta olan Rüstem Paşa Kervansarayı, nam-ı diğer Kurşunlu Han’ın tarihi 16. Yüzyıla dayanıyor. Kentin bu bölgesindeki tek han olma özelliğini taşıyan bu tarihi mekanın ruhu ve bugünkü kullanıcılarının ışığı arasındaki bağı deneyimleyen davetliler, ışığın ve hanın tarihinin yanında, karanlık ve aydınlık kavramlarını sorguladıkları söyleşiye büyük ilgi gösterdiler.

SERHAN ADA’DAN ÖZGÜN BİR SÖYLEŞİ

Ada, konuşmasına davetlilerin TEPTA tarafından kendileri için hazırlanmış broşürlerden hanın tarihi hakkında detaylı bilgiyi edinebileceklerini belirterek; bugün giriş tabelasından ismi silinmiş olsa da neden Rüstem Paşa isminin kullanılmaya devam edilmesi gerektiği açıklayarak başladı. Konuşmasını din, mitoloji, etimoloji, tarih, mimari, sanat ve sanat tarihi çerçevesinde, Nur suresinden Lucifer’e, Tiresias’tan Lady Godiva’ya, Helios’tan Diderot’a, Japon mimarisinden Mevlana’ya, karanlıkçılıktan Heidegger’e hikayeler ile sürdüren Ada, davetlilere körlük ve görme duyusuna diğer duyulardan farklı olarak bahşedilen önem vurgusuyla aydınlıkla karanlık, ışıkla gölge arasında kalma durumunu düşündürdü. Etkinlik, davetlilerin liminal olma halini sorgulatan söyleşinin ardından, mekanı farklı şekilde duyumsayıp değerlendirebildikleri birebir sohbetler ile sonlandı.

TEPTA’nın ışık, mekan ve sanat temalı söyleşisi ile başlayıp, felsefe konusundaki bu söyleşi ile devam eden 30.yıl buluşmaları, tarih ve mimarlık gibi farklı konularda, farklı mekanlarda, farklı konuklar ile devam edecek.

TEPTA mekan desteklerinden dolayı ArtHan Gallery’e ve Kurşunlu Han‘da çalışmalarını sürdüren sakinlere teşekkürlerini sunar.